LYCOS (ÇÜRÜKSU) VADİSİ TARİHİ
Eldeki Arkeolojik veriler Lycos vadisinde ilk yerleşim izlerine, Kalkolitik (Bakırçağı) çağdan (M.Ö.5500-3000) itibaren rastlanıldığını göstermektedir. Bölge coğrafyası içinde yer alan Çivril-Beycesultan höyükte, 1954-1959 yılları arasında ıngiliz Arkeoloji Enstitüsü`nün yaptığı kazılarda, Batı Anadolu Kalkolitiği için çok güzel örnekler ele geçmiş olup, bunlar Anadolu tarihi için önemli belgelerdir. Bugün Beycesultan eserleri Hierapolis Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir.
ST.PHİLİPPUS MARTYRİUMU(Pamukkale):
St. Philippus kutsal alanı, şehrin en üst noktasındaki tepe üzerinde yer almaktadır. Bu haliyle ve heybetiyle Hıristiyanlığın Hierapolis`deki hakimiyetini sembolize eder. Yapının mükemmel dizaynı, mimarının Constantinapolis (ıstanbul)'den olduğunu göstermektedir. Martyrium, 20mx20m'lik bir kareyi teşkil eden oktoganal (sekizgen) planlıdır. Yapı, odaların sıralandığı, dört yönde girişi olan mekan içinde, merkezde sekizgen kasnaklı kubbe ve bundan ayrılan dikdörtgen sekiz odadan oluşan kompleksten meydana gelmiştir. Ortada yer alan 20 metre çapındaki mekanın üstü, ahşap çatı üzerine kurşun levha ile kaplanmış bir kubbe ile örtülmüştür. Köşegen eksende yer alan odalar, üçgen avlulara bakarlar. Sekiz ışınsal oda, aralarında her iki yönde uzanan koridorlar aracılığıyla bağlantılıdırlar ve her bir plaster içine, üçü apsisli yedi kenarı olan, küçük ibadet mekanları açılmıştır. Bu küçük mekanlar yapı bağlamından ayrı tutulmuş, belki de buraları tek başına ibadet etmek isteyenler içindir. Büyük dikdörtgen mekanlar sekizgen merkez çekirdeğe, uçlarda yer alan traverten taşından gömme ayaklar ve yine sekizgen olan mermer plintheler üstündeki, mermer ara sütunlarla taşınan üç arkad aracılığı ile açılırlar. Sütunların üzerindeki kompozit başlıklar da mermerdendir. Batı ve güney kenarlarda yer alan çevre odaları, buraya dinsel amaç için gelen ziyaretçilerin barınmalarına ayrılmıştır.
TRİPOLİS ( Buldan )
Buldan ilçe merkezine 16 km. uzaklıkta Yenicekent Kasabası yakınında ve Büyük Menderes Vadisi'ndeki engin bir ovanın kuzeyindeki dağın eteğinde kurulmuştur. Hıristiyanlığın yayılış devrinde önemi artmış ve piskoposluk merkezi haline gelmiştir.
Colossae
Denizli ilnin 25 km doğusunda, Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Denizli-Ankara karayolunun 16.km' sinde bulunan Organize Sanayi Bölgesi'nden, Honaz'a giden karayolu Colossae kentinin içinden geçmektedir. Antik kent, Honaz(cadmos) dağının kuzeyinde Aksu çayının kenarına kurulmuştur. Antik çağdan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir.
Ksenephon'a göre Frigya'nın 6 büyük kentinden biridir.Strabon “Colossae'lerinde koyunlarından yararlandıklarını ve koyunlarının rengi kentin ismini taşımakta”bildirmektedir.Yine antik yazarlardan Heradot Pers kralı Kserkses İ.Ö.480 yılındaki Anadoluya yaptığı büyük seferinde ordularıyla Colassae'de konakladığını bildirmektedir.
Pers egemenliğinde de en parlak çağlarını yaşamıştır. M.Ö.II.yy.dan itibaren Hierapolis ve Laodikeia'nın kurulmasıyla önemini yitirmiştir. M.S.l.yy. başlarında Laodikeia ile birlikte yüncülük ve dokumacılıkta çok gelişmiştir. M.S.l.yy. Neron döneminde meydana gelen depremle harap olmuştur. Geç Roma döneminde Hierapolis ve Laodikeia'ya göçler nedeni ile köy hüviyetine bürünmüştür. M.S. 692-787 yıllarında şimdiki Honaz ilçe merkezinin bulunduğu yerde Chonae adıyla kurulan kent deprem nedeni ile tamamen terk edilmiştir. Chonae kentinde St. Micheal kilisesinin bulunduğunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz. Osmanlı dönemine ait bir kale kalıntısı mevcuttur.
Colossae antik kentinin kalıntılarına, Akropol olan, höyük tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır. Höyüğün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır.
LAODİKYA ( Eskihisar )
Denizli'nin 6 km. kuzeybatısındaki Eskihisar Köyü yakınlarındadır. şehir Hristiyanlığın yayılma devrinde dini merkez haline gelmiş, Anadolu da kurulan 7 Apokaliss kiliselerinden biri de Laodikya'da yapılmıştır. Hıristiyanlığın devrinde Frigya'nın Metropolisi olmuştur.
HERAKLEİA SALBACE ( Tavas )
Denizli ili, Tavas ilçesinin 10 km. kuzeybatısında bulunan Vakıf Köyü sınırları içindedir. Herakleia ile Aphrodisias'ı Küçük Tmelos'u (Kırpınar Çayı) doğal sınır olarak ayırmaktadır. Her iki kentin de tanrısı Nehir Tanrısı Tmelos'dur. Herakleia, batısında Aphrodisias , güneyınde Apollonia ve Tabea, güneydoğusunda Sebastapolis ve Kidromos ile çağdaş bir kent durumundadır. Bizans döneminde kentte kiliselerin mevcudiyeti bilinmektedir.
APOLLON LERMONOS TAPINAĞI ( Çal )
Bahadınlar Köyü'ne 4 km. uzaklıktadır. Menderes Vadisine uzanan tepenin ortasında bulunan tapınak dikdörtgen planlıdır. Yapının temelleri Hellenistik, üst bölümleri ise Roma dönemine aittir. Hieron'da da bulunan heykel kaidelerindeki yazıtlardan buranın çok önemli bir kültür merkezi olduğu anlaşılmaktadır
ATTUDA ( Hisarköy )
İlimiz,Sarayköy ilçesi sınırları içerisinde,ilçenin yaklaşık 17 km. güneybatısında yer almaktadır. Antik kaynaklarda Attuda'da Men kültü olduğu, bu tanrıya ait tapınak yapılarak tapınıldığı, tapınak içinde at üzerinde Tanrı Men'e ait heykel bulunduğu yazılmaktadır. Ayrıca Zeus, Apollon, Dionysos ve Asklepios heykelleri ile Artemis Anaitis kültüründe Attuda'da bulunduğunu antik kaynaklar yazar.Attuda'da ana tanrıça da büyük tapım görmüştür. Bizans döneminde de kentte bir kilisenin mevcudiyeti bilinmektedir.
Servergazi Türbesi ( Yeşilköy )
Merkez ilçeye bağlı Yeşilköy yakınındadır. Türbenin 1210 yılında Denizli'nin fethi sırasında, Mehmet Gazi ile şehit olan Selçuklu komutanı Servergazi'ye ait olduğu bilinmektedir.
CAMİLER
Acıpayam Yazır Cami :
Cami giriş kapısı üzerinde bulunan kitabesine göre ; Hacı Ömer Efendi adında bir zat tarafından 1801 yılında yaptırılmıştır. Derinlemesine dikdörtgen olan cami , altısı müstakil olmak üzere on adet ahşap sütun ile mihrap arkasında üç sahına ayrılmıştır. Cami mimari ve süsleme özellikleri ile 12. Y.Y. Selçuklu ağaç direkli camilerini hatırlatmaktadır. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik bir durum gösteren caminin duvarları içeride üç sıra panolar halinde resimlerle süslenmiştir.
Boğaziçi Cami :
Selçuklular döneminde yapılan bu cami , Baklan ilçesi Boğaziçi Kasabasındadır. Ağaç direkli camilerdendir. Süslemesi bakımından oldukça zengin ve değişik ağaç motifleri görülmektedir. Cami duvarları panolar halinde resimlerle süslenmiştir.
antik kentler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
antik kentler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
29 Eylül 2007 Cumartesi
İnanç Turizmi
Etiketler:
antik,
antik kentler,
camiler,
colossae,
hellenistik,
hierapolis,
inanç turizmi,
loidikeia,
pamukkale
Tarihi yerler
Karahayıt kırmızı su
Akköy İlçesi, Karahayıt Kasabası içindedir. Pamukkalenin yaklaşık 5 km. kuzeyindedir. Kırmızısu travertenleri 60 derece sıcaklıkta çıkan termalsu çevresinde oluşmuştur. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları oluşturmaktadır. Yakın zamana kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayıt kaplıcaları artan konaklama tesisleri ile önem kazanmış ve Pamukkale'den sonra turizmdeki yerini almıştır. Karahayıt kırmızısu travertenleri yaklaşık 500 m² lik bir alandadır. Doğal güzelliği bakımından ilin görülmeye değer önemli turizm beldelerinden birisidir.
Loidikeia
Denizli İli'nin 6 km. kuzeyinde yer alan antik Laodikeia kenti coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos Irmağı'nın güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok "Lykos'un kıyısındaki Laodikeia" şeklinde geçmektedir. Tarihçi Plinius'a göre Laodikeia, önceleri Diospolis "Zeus'un Şehri", daha sonraları da Rhoas adını taşıyan bir köyün yıkıntıları üzerine inşa edilmiştir. Diospolis adı, buradaki Zeus kültüne verilen önemin bir simgesidir. Rhoas adı ise, yerli Anadolu dillerinden birine ait olabilir.
Diğer antik kaynaklara göre ise, kent İ.Ö. 263-261 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve şehre Antiokhos'un karısı Laodike'nin adı verilmiştir.
Laodikeia, İ.Ö.1. yüzyılda, Anadolu'nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Şehirdeki büyük sanat eserleri bu döneme ait olduğu gibi, yine bu yüzyılda burada düzenlenen gladyatör döğüşleri şehre ayrı bir önem kazandırmıştır.
Romalılar Laodikeia'ya özel bir önem vermişlerdir. Ünlü devlet adamı ve hatip Cicero, İ.Ö.50 yılında buraya gelmiş ve kentin bazı hukuki sorunları ile uğraşmıştır. Yine bu tarihlerde Romalılar, Laodikeia'yı Kibyra (horzum) conventusunun merkezi yapmışlardır. Roma İmparatoru Hadrianus, İ.S. 129 yılında şehri ziyaret etmiş ve buradan Roma'ya mektuplar yazmıştır.
Kent ile Roma arasındaki ilişkilerin ne kadar iyi olduğunu gösteren diğer bir kanıt da, İ.S. 90-146 yılları arasında bu kentte yaşadığı bilinen ünlü Zenon ailesinin sahip olduğu mevki, servet ve imtiyazlardır. Nitekim, bu aileden olan Polemon adında biri, Antonius tarafından Lykaonia, Kilikia ve Pontus'a yönetici olarak atanmıştır. Yazıtlar ve sikkeler, Laodikeia'nın dini hayatı hakkında da bilgiler vermektedir. İmparatorluk devrine ait çok sayıdaki sikke üzerinde görülen Zeus Laodiokos figürü, bu kentte Zeus kültüne verilen önemin göstergesidir. Laodikeia'nın geç devirlerine ilişkin bilgilerimiz çok sınırlıdır.
Birkaç metin bize, Hırıstiyanlığın başlangıç devirlerinde Laodikeia'nın durumu hakkında bazı ipuçları veriyor. Diğer yerlerde olduğu gibi, burada da Hırıstiyanlık, önce Yahudi toplumunu etkilemiştir. Nitekim Küçük Asia'nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması Hırıstiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Antik devirde Goncalı ve Eskihisar köyleri yakınlarında kurulmuş olan Laodikeia kentinin hangi nedenle tümüyle terkedildiğini bilmiyoruz. Ancak, büyük depremlerin bunda rol oynadığını tahmin etmek güç değildir. İ.S. 194 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem şehri yerle bir etmiştir
COLOSSAE
denizli ili'nin 25 metre doğusunda Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Denizli_Ankara kara yolunun 16 km sinde bulunan organize sanayi bölgesi'nden Honaz'a giden karayolu Colossae kentinin içinden geçmektedir. Antik kent, Honaz (Kadmos) Dağı'nın kuzeyinde Aksu Çayı'nın kenarına kurulmuştur.
Antik Çağ'dan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenophon'a göre Frigya'nın 6 büyük şehrinden biridir. Pers egemenliğinde de parlak çağlarını yaşamıştır. İ.Ö. 2.yy.dan itibaren Hierapolis ve Laodikeia'nın kurulması ile önemini yitirmiştir. İ.S. 1.yy. başlarında Laodikeia ile birlikte yüncülük ve dokumacılıkta çok gelişmiştir. İ.S. 1.yy. da Neron Dönemi'nde meydana gelen depremle harap olmuştur. Geç Roma Dönemi'nde Hierapolis ve Laodikeia göçler nedeni ile köy hüviyetine bürünmüştür. İ.S. 692-787 yıllarında şimdiki Honaz İlçe merkezinin bulunduğu yerde Chonae adıyla kurulan kent nedeni ile tamamen terk edilmiştir.
Chonae kentinde St. Michael kilisesinin bulunduğunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz. Ancak şu anda hiçbir kalıntısı yoktur. Yukarıda tepe üzerinde ise Osmanlı Dönemi'ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik kentinin kalıntılarına, akropol olan Höyük Tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır.
Höyüğ'ün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır. EUMENEİA Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası'nın bulunduğu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuştur. Işıklı Kasabası'nın güney-doğusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir.
Bugün "Sarıbaba Tepesi" olarak adlandırılan dağlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi'nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia'nın nekropolü bulunmaktadır.
EUMENEİA
Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası'nın bulunduğu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuştur. Işıklı Kasabası'nın güney-doğusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir. Bugün "Sarıbaba Tepesi" olarak adlandırılan dağlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi'nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia'nın nekropolü bulunmaktadır.
APOLLONİA SALBAKE (Medet Höyüğü)
Apollonia Antik Kenti ve Medet Höyüğü, Denizli İli, Tavas İlçesi'nin 7 km batısında düz bir ova üzerinde kurulan Medet Köyü yerleşim alanı içinde yer almaktadır. Tavas Ovası'nın en verimli arazileri üzerinde kurulan Apollonia; batıda Tabai Yolu ile Karia Bölgesi'ne, güneyde Sebastopolis Yolu ile Likya Bölgesi'ne, doğuda Tavas Yolu ile Frigya Bölgesi'ne ulaşımı bulunan antik kentlerden birisidir. Apollonia Antik Kenti'nin kuruluşu hakkında kesin belgeler bulunmamakla birlikte, höyük buluntuları incelendiği zaman, ilk yerleşimin Tunç Çağları'na kadar uzandığı ve kesintisiz olarak devam ettiği görülmektedir.
Kent Apollonia adını Hellenistik Dönem'de aldığı, en görkemli dönemini Roma Çağı'nda yaşadığı anlaşılmaktadır. Köy camisinin bulunduğu avlu içinde Hadrianus Dönemi'ne ait Apollon Tapınağı'nın temelleri ve yazıtlar vardır. Kentin İ.Ö.1.yy ve İ.S.1.yy arasında kendi adına sikke bastırdığı ve sikkeler üzerinde tanrısal motiflerin yer aldığını görmekteyiz.
Ana Cadde ve Kapılar:
Yaklaşık 1 km. uzunluğundaki kentin geniş ana caddesi, kenti bir ucundan diğer ucuna ikiye böler. İki tarafında sütunlu galeriler ve önemli kamu yapıları vardır. Her iki ucunda birer anıtsal kapı bulunmaktadır. Bu kapılar ve caddenin büyük bölümü Roma Dönemi'nde inşa edildiğinden, Bizans surunun dışında kalmaktadır.
Güneyinde MS.5. yüzyıla tarihlenen ''Güney Bizans Kapısı'' vardır. Kuzeyde, iyi korunmuş, üç gözlü ve iki yanında yuvarlak kuleleri olan kapıda, İmparator Domitian'a ithaf edilmiş Latince yazılmış bir yazıt vardır. Bu yazıttan dolayı buna Domitian Kapısı veya Roma Kapısı denir. Bu kapıdan güneye inen yolun surla kesiştiği yerde, MS. 5. yüzyılda tarihlenen "Kuzey Bizans Kapısı" bulunmaktadır
Akköy İlçesi, Karahayıt Kasabası içindedir. Pamukkalenin yaklaşık 5 km. kuzeyindedir. Kırmızısu travertenleri 60 derece sıcaklıkta çıkan termalsu çevresinde oluşmuştur. Termal suyun içindeki maden oksitleri nedeniyle kırmızı, yeşil ve beyaz renkli traverten tabakaları oluşturmaktadır. Yakın zamana kadar daha çok iç turizme hizmet veren Karahayıt kaplıcaları artan konaklama tesisleri ile önem kazanmış ve Pamukkale'den sonra turizmdeki yerini almıştır. Karahayıt kırmızısu travertenleri yaklaşık 500 m² lik bir alandadır. Doğal güzelliği bakımından ilin görülmeye değer önemli turizm beldelerinden birisidir.
Loidikeia
Denizli İli'nin 6 km. kuzeyinde yer alan antik Laodikeia kenti coğrafi bakımdan çok uygun bir noktada ve Lykos Irmağı'nın güneyinde kurulmuştur. Kentin adı antik kaynaklarda daha çok "Lykos'un kıyısındaki Laodikeia" şeklinde geçmektedir. Tarihçi Plinius'a göre Laodikeia, önceleri Diospolis "Zeus'un Şehri", daha sonraları da Rhoas adını taşıyan bir köyün yıkıntıları üzerine inşa edilmiştir. Diospolis adı, buradaki Zeus kültüne verilen önemin bir simgesidir. Rhoas adı ise, yerli Anadolu dillerinden birine ait olabilir.
Diğer antik kaynaklara göre ise, kent İ.Ö. 263-261 yılları arasında II. Antiokhos tarafından kurulmuş ve şehre Antiokhos'un karısı Laodike'nin adı verilmiştir.
Laodikeia, İ.Ö.1. yüzyılda, Anadolu'nun en önemli ve ünlü kentlerinden biridir. Şehirdeki büyük sanat eserleri bu döneme ait olduğu gibi, yine bu yüzyılda burada düzenlenen gladyatör döğüşleri şehre ayrı bir önem kazandırmıştır.
Romalılar Laodikeia'ya özel bir önem vermişlerdir. Ünlü devlet adamı ve hatip Cicero, İ.Ö.50 yılında buraya gelmiş ve kentin bazı hukuki sorunları ile uğraşmıştır. Yine bu tarihlerde Romalılar, Laodikeia'yı Kibyra (horzum) conventusunun merkezi yapmışlardır. Roma İmparatoru Hadrianus, İ.S. 129 yılında şehri ziyaret etmiş ve buradan Roma'ya mektuplar yazmıştır.
Kent ile Roma arasındaki ilişkilerin ne kadar iyi olduğunu gösteren diğer bir kanıt da, İ.S. 90-146 yılları arasında bu kentte yaşadığı bilinen ünlü Zenon ailesinin sahip olduğu mevki, servet ve imtiyazlardır. Nitekim, bu aileden olan Polemon adında biri, Antonius tarafından Lykaonia, Kilikia ve Pontus'a yönetici olarak atanmıştır. Yazıtlar ve sikkeler, Laodikeia'nın dini hayatı hakkında da bilgiler vermektedir. İmparatorluk devrine ait çok sayıdaki sikke üzerinde görülen Zeus Laodiokos figürü, bu kentte Zeus kültüne verilen önemin göstergesidir. Laodikeia'nın geç devirlerine ilişkin bilgilerimiz çok sınırlıdır.
Birkaç metin bize, Hırıstiyanlığın başlangıç devirlerinde Laodikeia'nın durumu hakkında bazı ipuçları veriyor. Diğer yerlerde olduğu gibi, burada da Hırıstiyanlık, önce Yahudi toplumunu etkilemiştir. Nitekim Küçük Asia'nın 7 ünlü kilisesinden birinin bu kentte bulunması Hırıstiyanlığın burada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Antik devirde Goncalı ve Eskihisar köyleri yakınlarında kurulmuş olan Laodikeia kentinin hangi nedenle tümüyle terkedildiğini bilmiyoruz. Ancak, büyük depremlerin bunda rol oynadığını tahmin etmek güç değildir. İ.S. 194 yılında meydana gelen çok büyük bir deprem şehri yerle bir etmiştir
COLOSSAE
denizli ili'nin 25 metre doğusunda Honaz ilçesinin 2 km kuzeyinde yer almaktadır. Denizli_Ankara kara yolunun 16 km sinde bulunan organize sanayi bölgesi'nden Honaz'a giden karayolu Colossae kentinin içinden geçmektedir. Antik kent, Honaz (Kadmos) Dağı'nın kuzeyinde Aksu Çayı'nın kenarına kurulmuştur.
Antik Çağ'dan beri kullanılan güney şark yolu üzerindedir. Büyük Frigya içinde bulunan en önemli merkezlerdendir. Ksenophon'a göre Frigya'nın 6 büyük şehrinden biridir. Pers egemenliğinde de parlak çağlarını yaşamıştır. İ.Ö. 2.yy.dan itibaren Hierapolis ve Laodikeia'nın kurulması ile önemini yitirmiştir. İ.S. 1.yy. başlarında Laodikeia ile birlikte yüncülük ve dokumacılıkta çok gelişmiştir. İ.S. 1.yy. da Neron Dönemi'nde meydana gelen depremle harap olmuştur. Geç Roma Dönemi'nde Hierapolis ve Laodikeia göçler nedeni ile köy hüviyetine bürünmüştür. İ.S. 692-787 yıllarında şimdiki Honaz İlçe merkezinin bulunduğu yerde Chonae adıyla kurulan kent nedeni ile tamamen terk edilmiştir.
Chonae kentinde St. Michael kilisesinin bulunduğunu eski kaynaklardan öğrenmekteyiz. Ancak şu anda hiçbir kalıntısı yoktur. Yukarıda tepe üzerinde ise Osmanlı Dönemi'ne ait bir kale kalıntısı mevcuttur. Colossae antik kentinin kalıntılarına, akropol olan Höyük Tepesi ile çevresindeki arazilerde rastlanmaktadır.
Höyüğ'ün kuzeyindeki bölgede kayaya oyulmuş oda ve ev tipi mezarlar bulunmaktadır. EUMENEİA Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası'nın bulunduğu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuştur. Işıklı Kasabası'nın güney-doğusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir.
Bugün "Sarıbaba Tepesi" olarak adlandırılan dağlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi'nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia'nın nekropolü bulunmaktadır.
EUMENEİA
Antik kent, Çivril-Dinar Karayolu üzerindeki Işıklı Kasabası'nın bulunduğu alandadır. Kent Bergama Kralı II. Eumenes adına kurulmuştur. Işıklı Kasabası'nın güney-doğusunda bulunan su kaynağı yakınlarında antik döneme ait izler görülmektedir. Bugün "Sarıbaba Tepesi" olarak adlandırılan dağlık bölgenin üzerindeki düzlük, özellikle Bizans Dönemi'nde kale olarak kullanılmıştır. Bu tepenin yamaçlarında Eumeneia'nın nekropolü bulunmaktadır.
APOLLONİA SALBAKE (Medet Höyüğü)
Apollonia Antik Kenti ve Medet Höyüğü, Denizli İli, Tavas İlçesi'nin 7 km batısında düz bir ova üzerinde kurulan Medet Köyü yerleşim alanı içinde yer almaktadır. Tavas Ovası'nın en verimli arazileri üzerinde kurulan Apollonia; batıda Tabai Yolu ile Karia Bölgesi'ne, güneyde Sebastopolis Yolu ile Likya Bölgesi'ne, doğuda Tavas Yolu ile Frigya Bölgesi'ne ulaşımı bulunan antik kentlerden birisidir. Apollonia Antik Kenti'nin kuruluşu hakkında kesin belgeler bulunmamakla birlikte, höyük buluntuları incelendiği zaman, ilk yerleşimin Tunç Çağları'na kadar uzandığı ve kesintisiz olarak devam ettiği görülmektedir.
Kent Apollonia adını Hellenistik Dönem'de aldığı, en görkemli dönemini Roma Çağı'nda yaşadığı anlaşılmaktadır. Köy camisinin bulunduğu avlu içinde Hadrianus Dönemi'ne ait Apollon Tapınağı'nın temelleri ve yazıtlar vardır. Kentin İ.Ö.1.yy ve İ.S.1.yy arasında kendi adına sikke bastırdığı ve sikkeler üzerinde tanrısal motiflerin yer aldığını görmekteyiz.
Ana Cadde ve Kapılar:
Yaklaşık 1 km. uzunluğundaki kentin geniş ana caddesi, kenti bir ucundan diğer ucuna ikiye böler. İki tarafında sütunlu galeriler ve önemli kamu yapıları vardır. Her iki ucunda birer anıtsal kapı bulunmaktadır. Bu kapılar ve caddenin büyük bölümü Roma Dönemi'nde inşa edildiğinden, Bizans surunun dışında kalmaktadır.
Güneyinde MS.5. yüzyıla tarihlenen ''Güney Bizans Kapısı'' vardır. Kuzeyde, iyi korunmuş, üç gözlü ve iki yanında yuvarlak kuleleri olan kapıda, İmparator Domitian'a ithaf edilmiş Latince yazılmış bir yazıt vardır. Bu yazıttan dolayı buna Domitian Kapısı veya Roma Kapısı denir. Bu kapıdan güneye inen yolun surla kesiştiği yerde, MS. 5. yüzyılda tarihlenen "Kuzey Bizans Kapısı" bulunmaktadır
Etiketler:
antik,
antik kentler,
apollonia salbake,
colossae,
eumeneia,
hellenistik,
hierapolis,
konaklama,
loidikeia,
pamukkale,
roma kapısı,
termal sular
Tarihçesi
Denizli’nin kuzeyinde yer alan ve antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. Bergama Kralı II. Eumenes tarafından M.Ö. 197 yılında kurulan, adını da Amazonlar Kraliçesi Hiera’dan alan Hierapolis, aynı zamanda “kutsal kent” olarak anılıyor. Hz. İsa’nın havarilerinden St. Philip’in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması, Hierapolis’in inanç turizmi açısından da öne çıkmasını sağlıyor.
Apollon Tapınağı, St. Philip Martyriumu, Antik Tiyatro, Roma Kapısı, Kuzey Bizans Kapısı, Agora, bugün müze olarak kullanılan Roma Hamamı, su kanalları, Direkli Kilise ve nekropoller, Hiearapolis’teki başlıca tarihi yapılar. Bu yapıların bir bölümü İtalyanlar tarafından 1957 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılmış durumda. Yine kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Pamukkale’nin batısında yer alan ve 3 yıldır kazı çalışmaları yapılan Eskihisar Köyü yakınlarındaki Laodikya, Buldan İlçesi’ne bağlıYenicekent yakınlarındaki Tripolis, Honaz İlçesi yakınlarındaki Colossea, Lycus Vadisi olarak anılan bölgedeki diğer antik kentler.
Apollon Tapınağı, St. Philip Martyriumu, Antik Tiyatro, Roma Kapısı, Kuzey Bizans Kapısı, Agora, bugün müze olarak kullanılan Roma Hamamı, su kanalları, Direkli Kilise ve nekropoller, Hiearapolis’teki başlıca tarihi yapılar. Bu yapıların bir bölümü İtalyanlar tarafından 1957 yılından bu yana sürdürülen kazılarda ortaya çıkarılmış durumda. Yine kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi’nde sergileniyor.
Pamukkale’nin batısında yer alan ve 3 yıldır kazı çalışmaları yapılan Eskihisar Köyü yakınlarındaki Laodikya, Buldan İlçesi’ne bağlıYenicekent yakınlarındaki Tripolis, Honaz İlçesi yakınlarındaki Colossea, Lycus Vadisi olarak anılan bölgedeki diğer antik kentler.
Etiketler:
antik,
antik kentler,
colossae,
hierapolis,
inanç turizmi,
pamukkale,
roma kapısı
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




